Yaşasın 19 Nisan. Yaşasın reşit olmak!
Hahahah!

Hahahah!

Bütün bunlar beni sev diye değil, seni seviyorum diye.
Sabahları uyandığımızda ilk birbirimizi gördüğümüzü hayal et.

Güne beraber başladığımızı. Sana kahvaltı hazırladığımı düşün. Tıpkı sevdiğin gibi. Bol kaşarlı tostunu tam kıvamında yaptığımı, sana şeftali suyunu getirdiğimi düşün. Ama şımarmak yok. Ertesi sabah da sen hazırlayacaksın kahvaltıyı. Birlikte şarkılar dinlediğimizi hayal et. Pazar sabahları karşılıklı oturup, eski 45’likleri. Öğle yemeğini sana yüklediğimi, ama akşamları çok güzel yemek yapacağımı hayal et. Şimdilik pek çok yemek bilmiyorum. Ama söz, öğrenirim. Sırf sen mutlu ol diye öğrenebilirim. Akşamları birlikte filmler izlediğimizi hayal et. Sen bir yandan filmi izlemeye çalışsan da gözlerini benden alamıyorsun. Bense saçlarını okşuyorum. Yürürken yorulursan seni sırtıma bile alabildiğimi hayal et. Gözlerinin sürekli gözlerime baktığını hayal et. Kokumun hep yanında olduğunu hayal et.

Benimle bir gelecek hayal et. Ben kurarım, söz veriyorum. Sadece benimle bir gelecek iste.

Benim için savaşmanı istiyorum. Çünkü aşk için çaba gerek.
Bir erkeği kaç kadınla birlikte olduğu değil, bir kadınla ne kadar birlikte olduğu adam yapar.
Hahahah!

Hahahah!

Hayat sadece biteceği için değerlidir.

Tam altı ay sonra yeniden boynuna atlayıp kokusunu alabilmek.. Çok güzeldi.